çalışanın hukuku örnek nesil ümmül kura ümmül qura İslam edebinden demetler ş şer şeraf şerafeddin şerafeddin hoca şerafeddin kalay şerafeddin kalay kitapları şerafettin şerafettin kalay 50 nasihat anne babaya nasihat dr şerafeddin kalay dr şerafettin kalay Elli Nasihat hacc imh insan vakfı insan ve medeniyet irşad islam islamda maaş islamda tarife islam hukuku kalay kredi almanın hükmü kuran kuran ikliminden müzakereler medine mekke nasihat nasihatler orneknesil.com revagrup reva yayin sahabeler Sahih-i Müslim sera serafeddinkalay.com Soru Cevap sorularla islamiyet
WP Cumulus Flash tag cloud by Roy Tanck and Luke Morton requires Flash Player 9 or better.
Allah Rasûlü’nün (sav) Zehirlenme Hadisesi
Rasûlullah (sav) Efendimiz, Hayber’in fethinden sonra Yahudi bir kadın tarafından zehirlenmiştir. Kadının adı Zeynep Bint Hâris’tir. Yahudi Sellâm İbn Mişkem’in karısıdır.
Yahudi kadın Efendimizi davet etmiş, yanında sahabîlerden bir kısmı ile davete iştirak eden Efendimiz’e ve arkadaşlarına zehirleyerek hazırladığı bir koyunun etini pişirip sunmuştur.
Efendimiz arkadaşları ile sohbet ettiği sırada Bişr İbn Ma’mur bu etten yemiş, arkasından kızarmış koyuna elini uzatan ve ağzına bir parça et atan Allah Rasûlü (sav) birden duraklamış, ağzına atıp bir-iki kere çiğnediği et parçasını tükürmüş, ne olduğunu anlamak istercesine ona bakan sahabîlere, “Elinizi çekin, koyun bana zehirli olduğunu söylüyor,” buyurmuştur. Bütün sahabîler ellerini çekmiş, ağızlarındakini tükürmüş, sonra da kadını yakalayarak Rasululllah’ın huzuruna getirmişlerdir.
Kendisine böyle bir cürmü niçin işlediği, bu hıyanete nasıl cesaret ettiği sorulmuş, o da; “Eğer hak peygamber isen sana zarar veremezdi. Yok eğer yalancı isen senden kurtulmuş olurduk. Böyle bir anlayış bana cesaret verdi. Şimdi anladı ki sen hak peygambersin,” demiş, cürmüne ve hıyanetine rağmen Allah Rasûlü (sav) tarafından affedilerek salıverilmiştir. Ancak Berâ İbn Marur’un oğlu Bişr yediği zehirli et sebebiyle ağırlaşıp ölünce vârisleri katili kadının kısas yapılmasını talep ettiler. Kadın Bişr’in vârislerinin talebi üzerine kısas gereği dam edildi.
Efendimiz (sav) hastalık günlerin “o gün ağzıma attığım zehirin acısını ağzımda duyar gibiyim,” buyurduğu için bir kısım ilim ehli Efendimizin yıllar sonra kendini yeniden gösteren bu zehirin tesiri ile öldü kanaatini dile getirirler. Bunda biraz da Allah Rasûlü’nün aynı zamanda şehid olarak bu dünyayı terk ettiğini vurgulama arzusu olduğunu hissediyoruz.
Ancak hastalanan insanların bu nevî acı duyular hissettiklerini dile getirdiklerini biliyoruz. Efendimizin de bu zehirin tesiri sebebiyle öldüğünü söyleyemiyoruz. Vücudun kanı tazelediğini, kendini zehirin tesirinden kurtardığını biliyoruz. Zehirin tesirinin sonraki yıllara kalması aynı zamanda tıbbî bir konudur. Bunu da ehline ayrıca sormak gerekir, diyoruz.
He şeyin en doğrusunu şüphesiz Allah bilir. Selamlar…