çalışanın hukuku örnek nesil ümmül kura ümmül qura İslam edebinden demetler ş şer şeraf şerafeddin şerafeddin hoca şerafeddin kalay şerafeddin kalay kitapları şerafettin şerafettin kalay 50 nasihat anne babaya nasihat dr şerafeddin kalay dr şerafettin kalay Elli Nasihat hacc imh insan vakfı insan ve medeniyet irşad islam islamda maaş islamda tarife islam hukuku kalay kredi almanın hükmü kuran kuran ikliminden müzakereler medine mekke nasihat nasihatler orneknesil.com revagrup reva yayin sahabeler Sahih-i Müslim sera serafeddinkalay.com Soru Cevap sorularla islamiyet
WP Cumulus Flash tag cloud by Roy Tanck and Luke Morton requires Flash Player 9 or better.
Dikkat edilirse İslam hukukunda konulan hükümler ve kaideler bütün zamanlarda geçerli olacak şekildedir. Onun için seferîlik hesabı da karada orta derecede yol alan bir insanın veya binek hayvanının yürüyüşüne, denizde orta şiddette yol alan bir yelkenlinin yürüyşüne göre hesap edilir. Ölçüler konduktan sonra hızlı yürüyen, yavaş yürüyen ayırımı yapılmadan hep aynı mesafe üzerinden yapılır. O günlerde hızlı yürüyen atlar, hızlı ve uygun yönden esen rüzgâr altında ilerleyen yelkenliler üzerinden yapılmamış, dörtnala giden atla bu mesafeyi kısa zamanda katetseler de bu mesafeyi aşan insanlar seferî sayılmıştır. Dolayısıyla binek vasıtalarının değişmesi seferîliği değiştirmez. Doksan kilometreyi aşacak şekilde yola çıkacak insanlar seferîdirler.
Her yolun yolculuğu o yolun asıl vasıtasına göre; yani denizde geminin hızına, havada uçağın hızına, demiryolunda trenin hızına, karada arabaların hızına göre hesap edilmelidir, diyen Elmalılı Hamdi Yazır var. Ancak bu şahsî kanaat olarak bulunmuş, devrindeki hoca efendiler de, hatta kendi talebeleri de bu kanaate katılmamışlardır.
Kısaca doksan kilometreyi ulaşım araçlarıyla kısa bir zaman diliminde aşsanız da seferî olduğunuz kanaati asıl kanaattir. Selamlar…