çalışanın hukuku örnek nesil ümmül kura ümmül qura İslam edebinden demetler ş şer şeraf şerafeddin şerafeddin hoca şerafeddin kalay şerafeddin kalay kitapları şerafettin şerafettin kalay 50 nasihat anne babaya nasihat dr şerafeddin kalay dr şerafettin kalay Elli Nasihat hacc imh insan vakfı insan ve medeniyet irşad islam islamda maaş islamda tarife islam hukuku kalay kredi almanın hükmü kuran kuran ikliminden müzakereler medine mekke nasihat nasihatler orneknesil.com revagrup reva yayin sahabeler Sahih-i Müslim sera serafeddinkalay.com Soru Cevap sorularla islamiyet
WP Cumulus Flash tag cloud by Roy Tanck and Luke Morton requires Flash Player 9 or better.
VEDÂ HUTBESİ
“Hamd Allah’adır. Ona hamd eder, Ondan yardım isteriz. Şahâdet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur. Eşi, benzeri, dengi yoktur. Yine şahâdet ederim ki Muhammed onun kulu ve rasûlüdür. [1]
Ey İnsanlar!
Söylediklerimi dikkatle dinleyiniz! Bilemiyorum, belki bu yıldan sonra sizinle bir daha burada buluşamam![2]
Ey İnsanlar!
Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay, bu şehriniz Mekke nasıl mübârek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, iffetiniz, namuslarınız da öyle mukaddestir; bunlara her türlü tecâvüz haramdır.[3]
Ashâbım!
Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak hesâba çekileceksiniz![4] Sakın benden sonra eski dalâletlere (sapıklıklara) dönüp de birbirinizin boynunu vurmayın.[5]
Ashâbım!
Kimin yanında bir emânet, ödünç aldığı mal varsa onu sâhibine versin! Borç mutlaka ödenmelidir. Kefâlet üstlenen kişi üstlendiği kefaletten sorumludur.6]
Fâizin her çeşidi kaldırılmıştır; o bütünüyle ayağımın altındadır. Ancak borcunuzun aslını vermek gerekir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız! Allah’ın emriyle fâizcilik artık yasaktır.
Sözlerime iyi dikkat edin! Câhiliyeden kalma bütün çirkin âdetler ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdulmuttalib oğlu Abbâs’ın fâiz alacaklarıdır.
Ashâbım!
Câhiliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamâmen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan dâvâsı, Abdulmuttalib’in torunu Rebîa’nın oğlunun kan dâvâsıdır.[7]
Ey İnsanlar!
Kadınlarınız hakkında Alah’tan korkun. Onların hakkına riâyet edin! Siz onları, Allâh’ın bir emaneti olarak, O’nun adına güven vererek aldınız; namuslarını, iffetlerini Allâh adına söz vererek helâl edindiniz! Onlar üzerinde sizlerin hakları, sizler üzerinde de onların hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız; onların, âile şerefinizi hiçbir kimseye çiğnetmemesi, hayırlı bir işte size karşı gelmemeleridir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşrû bir şekilde her türlü yiyecek ve giyeceklerini te’min etmenizdir.[8] Bir kadın, kocasına ait malı, ancak onun izniyle başkasına verebilir![9] Kadınlar konusunda birbirinize hayırlı tavsiyelerde bulunun.10]
Ey İnsanlar!
Bugün şeytan, sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hâkimiyetini kurma ümidini bütünüyle kaybetmiştir. Fakat siz, bu zikrettiğim şeyler dışında küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız, bu onun hoşuna gidecek, onu memnûn edecektir. Dininizi korumak için bu tür küçümsediğiniz işlerden sakının![11]
Ey İnsanlar!
Sözümü iyi dinleyin, iyi anlayın ve kavrayın! Rabbiniz birdir. Babanız birdir; hepiniz Âdem’in çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Arab’ın Arab olmayana, acemin Araba, siyah tenlinin beyaza, beyaz tenlinin siyaha üstünlüğü yoktur. Üstünlük takvâ iledir. Allâh yanında en kıymetli olanınız, O’na karşı en çok takvâ sâhibi olanınızdır.12]
Her Müslüman, diğer Müslüman’ın kardeşidir. Bütün Müslümanlar kardeştir. ‘Dikkat edin, asla zulmedenlerden olmayın.’[13] Dîn kardeşinize âit olan bir mal, gönül hoşluğuyla onun tarafından size verilmedikçe helâl değildir.14]
Ey İnsanlar!
Allah, her hak sâhibine miras hakkını vermiştir. Mirasçıya ayrıca vasiyet yoktur.
Bir çocuk, kimin meşru nikaha dayalı döşeğinde doğmuşsa nesebi, o kişiye âittir. Zinâ eden için mahrûmiyet ve işlediği fiilin cezası vardır. Onlar ayrıca Allah’a hesap vereceklerdir.15]
Babasından başkasına nesep iddiâsında bulunan soysuz, efendisinden başkasına intisaba kalkışan nankördür. Allah’ın gazabı, meleklerin ve bütün Müslümanların lâneti onlar üzerinedir! Cenâb-ı Hakk, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adâlet ve şehâdetlerini kabul eder.[16]
Haksızlık yapmayın! Haksızlığa da boyun eğmeyin! Ahâlinin haklarını gasbetmeyin.[17]
Ey İnsanlar!
Her suç işleyen, suçundan kendisi mes’ûldür. Cezasını o çeker. Hiçbir suçlunun işlediği suçun cezasını evlâdı çekemez! Hiçbir evlâdın suçundan da babası mes’ûl tutulamaz!18]
Ey İnsanlar!
Devamlı dönmekte olan zaman, yeniden Allah’ın gökleri ve yerleri yarattığı günkü durumuna dönmüştür. Bir yıl, on iki aydır. Bunların dördü harâm olan aylardır. Onların üçü arka arkayadır: Zilkâde, Zilhicce, ve Muharrem. Dördüncüsü de Receb’ti r.[19]
Ey İnsanlar!
Allah’a ibâdet edin! Beş vakit namazınızı kılın! Ramazan orucunu tutun ve emirlere itaat edin, Rabbinizin Cennetine girersiniz.[20]
Ey Mü’minler!
Size bir emânet bırakıyorum. Ona sarıldıkça, yolunuzu şaşırmazsınız. Bu emânet, Allah’ın Kitabı Kur’ân’dır.[21] Onunla amel edin.22]
Hac amellerini benden öğrenin! Bilemiyorum; belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım![23] Bu sözlerimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki, bildirilen kimse söylediklerimi burada bulunup işiten kimseden daha iyi anlar ve korur.[24]
Benden sonra nebî, sizden sonra başka bir ümmet yoktur.25]
*
Allah Rasûlü(sav) bu sözlerinin arkasından sordu:
Ey İnsanlar!
Yarın beni size soracaklar; ne diyeceksiniz?
Sahâbîler hep bir ağızdan cevap verdiler:
— “Allah’ın elçiliğini îfâ ettin; vazîfeni yerine getirdin, bize vasiyet ve nasîhatte bulundun diye şehâdet ederiz!”
Rasûlullah(sav) yine sordu:
— Ashâbım! Tebliğ ettim mi?
- Tebliğ ettim mi?
- Tebliğ ettim mi? [26]
Cevap verdiler:
— Ettin Ya Rasûlallah!
Onlardan bu cevabı alan Rasûlullah(sav) Rabbine yöneliyor ve şöyle diyordu:
— Şâhid ol Ya Rabb!. – Şâhid ol Ya Rabb! -Şâhid ol Ya Rabb!.[27]
2] Sîratü İbn Hişâm (2/ 603)
3] Sahih-i Buhârî, Fezâil ( 14/ 371, 374), Sahih-i Müslim, Hac ( 2/ 889 Hadis No: 1218), Sünen-i Tirmizî, Tefsir (Hadis No: 3087), İbn Mâce, Menâsik (2/ 1015 Hadis No: 3055)
4] Sahih-i Buhârî, Fezâil ( 14/ 374), Sîratü İbn Hişâm (2/ 603)
5] Sahih-i Buhârî, Hac (8/ 247, 251), Râvîler: İbn Abbas ve Ebu Berke (r.a.), Fezâil (14/ 373) Râvî: Cerîr (r.a.), Fezâil (374), Edeb (18/ 245), Fiten (20/ 326) Râvî: Ebu Berke (r.a.)
6] El-Bidâye (5/ 175), Müsned-i Ahmed’den nakille. Hadisin râvîsi Ebu Ümâme el-Bâhilî ‘den. Sünen-i Erba‘a sahipleri İsmail İbn Iyâş’dan… Tirmizî, hadisin hasen olduğunu söylemiştir.
7] Sahih-i Müslim, Hac ( 2/ 889 Hadis No: 1218), Sünen-i Tirmizî, Tefsir (Hadis No: 3087), İbn Mâce, Menâsik (2/ 1016-1017 Hadis No: 3057-3058.)
Rebî‘a, Rasûlullah’ın en büyük amcası Hâris’in oğludur. Oğlu, Benî Sa‘d Kabîlesine süt anne için verilmişti. Beni Sa’d ile Benî Leys Kabîlesi arasında çıkan savaşta,, Hüzeylliler tarafından atılan bir taş, evler arasında emekleyen bu çocuğa isabet etmiş ve ölümüne sebep olmuştur. Bak: Sahih-i Müslim, Hac (2/ 889. Hadis No: 1218), Sünen-i Ebu Davûd, Menâsik (2/ 461), (El-İstîâb, İbn Abdilber, 1/ 506) ve El-Bidâye ve’n-Nihâye (5/ 178-179, Ahmed İbn Hanbel ve Hâfız Bezzâr’dan naklederek.)
[8] Sahih-i Müslim, Hac ( 2/ 889-890 Hadis No: 1218), Sünen-i Tirmizî, Tefsir (Hadis No: 3087), Sünen-i Mâce, Nikah (1/ 594, Hadis No: 1851), El-Bidâye ve’n-Nihâye, (5/ 178, 179)
[9] El-Bidâye ve’n-Nihâye, (5/ 175)
[10]Sünen-i Tirmizî, İman (1/ 259 Hadis No: 52), , Sünen-i Mâce, Nikah (1/ 594, Hadis No: 1851), Sîratü İbn Hişâm (2/ 604) Tirmizî, Hadisin Hasen, Sahih olduğunu söyler.
[11]Sünen-i Tirmizî, İman (1/ 259 Hadis No: 52), El-Bidâye ve’n-Nihâye (5/ 178, 179)
[12]Hayâtü’s-Sahâbe (3/ 408) Beyhakî’den. RÂvî: Câbir İbn Abdullah (r.a.).
[13]Hayatü’s-Sahâbe (3/ 406) Ahmed İbn Hanbel’den.
[14]Sîratü İbn Hişâm (2/ 604), El-Bidâye ve’n-Nihâye (5/ 179)
[15]El-Bidâye ve’n-Nihâye (5/ 175)
[16]El-Bidâye ve’n-Nihâye (5/ 175) Ahmed İbn hanbel’den naklederek. Râvî: Ebu Ümâme el-Bâhilî (ra). Sîratü İbn Hişâm (2/ 605) Attâb İbn Üseyd’den.
17]Müsned, Ahmed İbn Hanbel (5/ 72)
18]Sünen-i Tirmizî, İman (1/ 259, Hadis No: 52), Sünen-i İbn Mâce (2/ 1015. Hadis No: 3055), Sünen-i Neseî, Feyy (7/ 127)
19]Sahih-i Buhârî, Fezâil (14/ 373), Sünen-i Ebu Davûd, Menâsik (2/ 483-485. Hadis No: 1947) Ahmed İbn Hanbel’den naklederek, El-Bidâye ve’n-Nihâye (5/ 173) Hadisin râvîsi Ebu Bekre (ra).
20]El-Bidâye ve’n-Nihâye (5/ 175) Ahmed İbn Hanbel’den nakille. Hadisin râvîsi: Ebu Ümâme el-Bâhilî, Hayâtü’s-Sahâbe (2/ 406) Ahmed’den ve Tirmizî’den Tirmizî, “Hadis, hasendir, sahihtir” der.
21]Sahih-i Müslim, Hac (2/ 890. Hadis No: 1218), Sünen-i Ebu Davûd, Menâsik (2/ 462. Hadis No: 1905) İbn Hişâm (2/ 604), El-Bidâye (5/ 179)
22]Hayâtü’s-Sahâbe (2/ 408) Hafız Bezzâr’dan naklederek.
23]Sünen-i Neseî, Hac (5/ 270. Hadis No: 3062) Râvî: Câbir İbn Abdullah (ra).
24]Sahih-i Buhârî, Fezâil (14/ 251) Râvî: Ebu Berke (ra), Hayâtü’s-Sahâbe (2/ 407) Ahmed İbn Hanbel’den naklederek.
25]Hayâtü’s-Sahâbe, (2/ 408)
26]Sahih-i Buhârî, Fezâil (14/ 374) Burada iki defa tekrar ettiği kaydedilmektedir.
27]Sahih-i Müslim, Hac ( 2/ 890, Hadis No: 1218), Sünen-i Ebu Davûd, Hac (2/ 462) İbn Mâce, Menâsik (2/ 1015, Hadis No: 3055)
Veda Hutbesinin bütünü için ayrıca bak: Şeceretü’n-Nûri’z-Zekiyye, Muhammed Mahluf (Tetimme s. 24-25)